10 Mayıs 2012 Perşembe

Bahçeme misafir olun....

Çok isterdim Bahçeli bir evim olsun.Ama dualarımı eksik mi yaptım bilmem ,
onun yerine bahçeli bir iş yerim oldu.Tecrübe etmem için  Yaradanım öyle uygun görmüş.
Tabiki  evin bahçesi gibi olmuyor ama.
Azla yetinmeyen çoğuda hiç bulamaz hesabı..
Bizde Küçük bahçemizin her santimine neredeyse çiçek fideleri ekip duruyoruz.
Bizim bahçe biraz çiçek arsızı oldu anlayacağınız.
Bahçenin ev sahipleri Sardunyalar ve Güller.
Sardunya ailesi her sene biraz daha kalabalıklaşıyor.
Bahçe Ülkesindeki en geniş toprağa onlar sahip.
Güllerin sayıca fazlalıkları olmamasına rağmen en güzel yerleri ilk onlar kapmış.
Boy gereğide diğerlerinden uzun oldukları için, Bahçe ahalisine yukardan bakıyorlar.
Nazı endam ediyorlar.Kasım kasım kasılıyorlar.
Sardunya ailesi ise daha bi alçak gönüllü, her ortama uyum sağlıyor.
Yanına gelen komşusuyla hemen dost oluyor.
Ama gül öylemi. Altına ekilen arkadaşlarına Hep gölge oluyor.
Yaşama tutunmaları için azıcıkta olsa güneşi onlardan esirgiyor.
Onun için de güllerin pek dostu olmuyor bülbülden başka.










Bu bahçe süslerinide gördüm çok hoşuma gitti
Onlarada bahçe ülkesinde hemencik yer buldum.
Gerçi şu süs salyangozun canlı arkadaşları mevcut
bahçe ülkesinde.Bir türlü kurtulamadığımız..















Bu küçük sulama kabıda çok cici birşey.
Onun içinde bir yerler bulacağım.



İşte kendisini Kaf Dağındaki prenses sanan
gülüm. Bazen bizi bile kandırıyor kokusuyla.
Güzelliğiyle gözümüzü boyuyor.


Rengine bakıpta fanatik sanmayın.O Sadece güneşe aşık. Onun aşkından bu renkte.















Bunlarda kaktüs ailesi .
Onlarda bahçe ülkesinde söz sahibi.
Don tehlikesinden dolayı bahçe ülkesinde kalıcı toprağa sahip değiller.Kışın Sıcak diyara (Eve)
gidip Baharla birlikte dönüş
yapıyorlar.Göçebe bir hayatları var. Ama durumdan gayet memnunlar görüldüğü üzere..



Bu çiçekte bahçe ülkesini tümden kaplama niyetinde..
Ama niyetine vakıf olamayacak.Diş güçler tarafından
Her bahar fazla yayılan kısımları sökülüyor.(Yani bizler Söküyoruz.Yoksa kayıtsız şartsız Bu çiçek bu ülkeye sahip olur.Mazalllah yönetim şekli değişir.)Aşağıdakilerde tehlikeli 
Alşam sefaları.Ani akınlarla seyrekleştirilmezlerse Bahçe ülkesi olur akşam sefası ülkesi..












Petunya ailesinin bu küçük ferdide eski bir sepeti yuvası bilmiş.Aza kanaat etmiş.Diğer
akrabaları gibi kalabalık yaşamak istesede bu şekilde de mutlu görünüyor..









Bu petunyalarda yukarıda asılı olmalarına
rağmen aşağıdaki akrabalarının muhabbetine imrenip onlara doğru sarkıyorlar..




Yukarıdaki de minyatür gül ailesi.Kendi halinde bir aile.Etrafa ne kokar ne bulaşır cinsten..
Sadece onlarda güzel olduklarını düşünüp kibir içindeler..


Bunlarda Çin karanfilleri .Bu Ülkeye bile sızmayı başarmış şu Çinliler yahu..
Bodrum papatya giller.Sizi güzel şeyler.


Ülkenin en nazlı minişleri .Hercai Menekşe giller.İsimleri bile nazlı..






İşte sizde bahçe Ülkesine konuk oldunuz.





Burasıda restoranın müşterilerimize, misafirlerimize ve Bağ Evi Ailesine ait olan kısmı.Sazdan çardak altında  yaz sıcaklarında oturması pek bir keyifli olur.Ahşap sandalye ve masalarsa bizim vazgeçilmezlerimiz.




Karşınızda Çanakkale Şehitler Abidesine bakan,Çanakkale boğazının bitimiyle birlikte Asya ve Avrupayı aynı anda görebildiğiniz kuş bakışı bir güzellik.Arka arkaya Gökçeada ve Semadirek
adaları ve küçük bir başınızı çevirmenizle karşınızda uzaktan bir güzellik Bozcaada.




Buda hünnap ağacımız.Küçücük belirmeye başladılar.Mutlaka bilirsiniz.Yeşilken yeşil zeytini andıran görüntüsüyle değişik tatda bir meyve.Olgunlaştığında da kahverengileşen tonuyla mutlaka zamanın da alıp tadına bakın derim.Ben tam olgunlaşmamış halini daha çok severim.İlaç niyetine yenebilir.Bir çok faydası olduğunu duydum.Çekirdeği iğdenin kine benzer.




Karşıdaki kara parçası Gelibolu yarımadasının en uç noktası ve karşısında görülen Erenköy tarım arazileri..


Hava biraz bulanık.Gemiler hayel mayel görünüyor..
İşte Çanakkale Şehitler Abidesi karşınızda.
Boğaza giren gemileri bütün heybetiyle o karşılıyor.Birde yakınındaki gönderde özgürce dalgalanan Bayrağımız....
Sizleri iyi ağırlaya bildiysem ne mutlu bana.
Muhabbetle kalın.....



8 Mayıs 2012 Salı

İçimden geldiği gibi.........



Bir şeylerin peşinden koşuyorum sürekli. Ama yetişemiyorum.İçim buruk.
Bilmiyorum. Bazen sebepsiz isyanlardayım. Sonra duruluyorum.
Pireyi deve sanarak altında eziliyorum.
Annemin kucağını özlüyorum.
Beni sadece dinleyecek bir kulak istiyorum.
Baktığında beni cesaretlendirecek bir göz istiyorum.
Sıkıldığımda bu da geçer diyerek sırtımı sıvazlayan el istiyorum.
Hatalarımı yüzüme vurmadan affeden, bağışlayıcı yürek istiyorum.
Ne yapsam, ne etsem kalbimdeki o boşluk dolmuyor.
Kimse beni senin sevdiğin gibi sevmiyor, korumuyor. anlamıyor.
Giden birinin yerini bir başkası dolduramıyor.
Tam unuttuğunu sandığın anda bir olay yetiyor.
Küller savruluyor ve ateş tazeleniveriyor.
Burnumun direği öyle bir sızlıyor ki !
Kimseye anlatamayacağım ve onlarında anlamayacağı sebepten gözlerim buğulanıyor.
Durgunlaşıyorum. Gözlerim dalıyor.
Hatıralarda gezinmek istiyorum. Ama olmuyor.
Tüylerim diken diken üşüyorum.Sadece sırtımda bir sıcaklık geziniyor.
Ben annemi özlüyorum,onu istiyorum.



5 Mayıs 2012 Cumartesi

HIDIRELLEZİ KUTLADIK....


Bağ Evinin önünde bu akşam  geleneksel hıdırellez ateşimizi yaktık. 
Çalışanlar ve müşteriler hepimiz dileklerimizi tutup ateşten atladık.
Yoldan geçen araçların içindeki yolcularda durup bu şenliğe katıldılar.
Benim bildiğim dileğini dileyip üç kere atlarsın ateşten.
Çocukluğumdan beri böyle yaparım.
Genelde o zaman büyüklerimiz,ateşten atlarken sağlık dileyin derlerdi.
Ama çocukken insanın dilekleride çok çeşitli ve farklı oluyor.
Genelde sağlık dileyen çocuk hiç olmazdı.
Sonraki paylaşımlarımdan bildiğim kadarıyla.
Ama sonraları dileklerim hep sağlıktan yana oldu.
Gelenlerden bazıları hiç hıdırellez ateşinden atlamamışlar.
Nasıl olacak diye sorup onlarda atladılar.



































Sonra bozuk paramızı ve dileğimizi yazdığımız kağıdı kırmızı çıkılara
atıp gül dalına bağladık.Bahçedeki güllerin dalları kırmızı çıkı doldu.
Herkes farklı bir gülün başında  çıkılarını bağladı.
Yarın sabah çıkıları açıp içindeki paraları cüzdanımıza bereket 
parası olarak koyacağız.






Ben atlarken fotoğrafımı çekmeyi yetiştiremedikleri için sonradan eşimle
bizde böyle poz verdik.
Ev sahibi olaraktan en sona kaldık.
Ama dileklerimizi diledik.Ateşten de atladık.
Hepinizin hıdrellezini kutluyorum








30 Nisan 2012 Pazartesi

Acemi işlerim


Uzun bir aradan sonra merhaba.Hem yeni bir haftaya hemde sizlere.
Gezdiğim blokların çoğunluğunda  çeşit çeşit keçeden yapılmış çok güzel şeyler
görmekten benimde kurdum kabardı. Ve Evde çok eskilerden kalma üç renk 
gerçek keçeyle başladım göğüs iğnesi yapmaya.
İstanbula gittiğimde de Eminönünden keçe almıştım. Fakat kalınlarından almışım.
Bunları nasıl değerlendiririm bilemedim.Bayada çok almıştım. 
Yedi sekiz renk olması lazım.Tut deyince yut yapmışım.
işte benim acemi işi keçe göğüs iğnelerim.
Valla ben çok beğendim.Siz ne dersiniz bilemiyorum.
Birde keçeden telefon Şarj çantası yapmıştım.
Merak edenlere BURADA.













Aşağıdaki göğüs iğneside tığ işi.Belki fikir verir diye düşündüm. Ben kot elbisemde kullanıyorum.
Ve ikisini birbirine çok yakıştırıyorum.


Bu Fotografta nerden çıktı demeyin.Ben siyah beyaz fotoğraflara bayılırım.
Bu renkler bana eskiyi anımsatır. Aslında zaman o kadar eski değil ama.
Ben bulunca ablacıma da bir hoşluk olsun istedim.
Yağmuşumla Teyzoşu.

Özlemle öpüyorum Seni ve Güneşimi.
Bu postumu size yolluyorum.


Yoğun iş günlerimden fırsat buldukça görüşmek dileğiyle,
Muhabbetle kalın...



24 Nisan 2012 Salı

Zamanı Yakalamaya Çalışmak..!



Bayılıyorum mevsimin bu zamanında, şu ağacın görüntüsüne.Bir iki gün önce daha da güzeldi ama fırsat bulamadım .Ne seyretmeye nede fotoğraf çekmeye .Sonra bu gün düşündüm de ne çok şeyin güzel anlarını kaçırdığımı  ve sonradan fark ettiğimi. Yaşam koşturmasının içinde kuru bir yaprak gibi savrulurken güzel anları kaçırabiliyor insan .Bir bakmışsın varken yok olmuş. Yerinde yeller esiyor. Hatırlarını bile soramadan, onlar  da veda etmeden çekip gitmiş. 



Birde güzel anlar kısa sürüyor galiba.Yada bana öyle geliyor.Göz açıp kapayana  kadar gelip geçiyor.
Keşke her şeye ve herkese yeteri kadar zaman ayırabilsek.Keşke ayrılan değerli


zamanın onlarda farkına varabilse..

Yeni bir haftaya herkesin farkında olarak başlaması dileğiyle..
Keşkelerin az olduğu ve mutlu anların uzun sürdüğü bir hafta diliyorum hepimize.






Hayat,  çatlak bardaktaki suya benzer
İçsende tükenir, içmesende.
Bu yüzden Hayattan tat almaya bak.
Çünkü yaşasanda bitecek, yaşamasan da...!

Neyzen TEVFİK





22 Nisan 2012 Pazar

Kızım Geldiii



Cuma gecesi Kapının zili çaldı.Ve Büyük kızım Bize sürpriz yaptı.Habersiz Foçadan çıkageldi.

Bizi çok mutlu etti.Sevinçten eteklerim zil çaldı resmen. Eşim hemen kucaklaşma anını fotoğraflamış. 3 gün tatil nedeniyle Allahıma şükür  Restoranda işlerimiz yoğundu. Ancak fırsat bulabildim. Fazla vaktim yok.Hepinize selamlar arkadaşlar....