İçinizde çocuksu sevinçlerin dolaştığı Güzel Bayramlarınız olsun..
Sevgi dile gelsin her zaman... Neyi seversek sevelim, Kalbimizi ısıtsın. İnsan olduğumuzu hatırlatsın, Unutturmasın...
17 Ağustos 2012 Cuma
14 Ağustos 2012 Salı
İnsanoğlu bu devam!......
Bu mübarek günün gecesinde dua eden tüm inananların dualarının kabul olması dileğiyle.
Hepimize İyi Kandiller...
Hepimize İyi Kandiller...
7 Ağustos 2012 Salı
İçim acıyor a Dostlar...
Bağ evinin önündeki yol çalışması geldi 9 senelik akça ağacı hiç acımadan yıktı geçti.
Dün akşam son kez vedalaştım onunla.Çayımı içerken onu seyrettim. Gölgesinde üç dört aracı barındırıyordu.
Yangından bile kurtulabilmişti.Bedeninde hala kapatamadığı yaraları görünüyordu.
Ama yol genişletme çalışmalarını atlatamadı.
Sabah mesaiyle birlikte gürültü toz ve içimi sızlatan o an geldi çattı.
Bir yeşile daha kıyıldı.
Ağacım bir anda yerle yeksan oldu.
Kepçenin üzerinde son yolculuğuna uğurlandı.Daha kurban olacak 3 ağacım daha var.
Ne acı. Orman yangınından kurtulan bir çam ve sonradan dikilen iki top akasya ağacı sıranın onlara gelmesini bekliyor.İçim acıyor a Dostlar.içim acıyor. Yolun dibimizden geçmesine mi yanayım,ağaçların
katledilmesine mi? Yoksa İşyerimin zarar görmeden kurtulacağına mı sevinsem? Oto Parkın yok olmasına mı üzülsem?
Bu gün karma karışıkım. Allah beterinden sakınsın....
Yer:Türkiye,Canakkale
İzmir Çanakkale Yolu, Çanakkale, Türkiye
3 Ağustos 2012 Cuma
Hadi sizde katılın!!!!!.......
Bu gün uyku gözümden akıyor adeta Ama uyumamam lazım. Malum çalışıyorum. Gelen giden laf atıyor.
Ama yok olmuyor. Açılamıyorum. Kahvede yeterli gelmedi. Başladım hayal kurmaya. Önce tatil.Ama deniz
kenarında değil. Orman içinde.Pınarlar arasında.Denizi çok uzaktan ve yüksekten görüyorum. Ayaklarımı
buz gibi pınar suyuna sokuyorum. Koyu yeşil ve mavi gökyüzü bana huzur veriyor.
Hayalim sürekli bölünüyor.Hesap geliyor.Sonra devam. Ama kaldığım yerden değil.
Bu sefer bahçeli bir evdeyim. Ev eski bir yapı.Ama bana çocukluğumu hatırlatan
ince ayrınyıları var.
Tek katlı. Eski kiremitleri yer yer aşınmış.Tahta kapısında eski küflü bir kilit ve tokmak.
Kapı iki kanat. Küçük ama içimi ferahlatan bir bahçesi var.Küçük küçük çiçek tarhları var.
Burnumda hanımeli kokusu. Köşede Mavi boyalı tahta masa ve sandalyeleri.
Duvara mor salkımlar sarmış. Evin girişini gösteren çakıl taşlı yol.Sakız sardunyaları toprak saksılarda.
Pencerelerin önünü süslüyor. Tahta panjurlar rüzgarla hareketlenip, güzel bir melodi tutturuyor.
Bahçe çeşmesi su damlatıyor. Kuşların sesi kulaklarımda. Bir kedi. kuşları takip ediyor . Sessiz ve tetikte.
Ayağıma tahta bir oyuncak takılıyor. Sendeliyorum. Ama evin içini merak ediyorum.
Giriş kapısına doğru yürüyorum. Perdeler el işi. Saksıdaki ıtırı elliyorum, mis gibi kokuyor.
İçeriden çok hafif bir müzik yayılıyor bahçeye. Merakım gittikçe artıyor. Adımlarım hızlanıyor.Elim kapı zilini arıyor. Ama yok.
Kapıyı açmak için kapı kolunu bastırıyorum. Gıcırtılı bir sesle beyaz tahta kapı açılıyor.
Ve Masmavi bir boşluk beni sarmalıyor. Ani bir düşme hissiyle gözlerimi açıyorum.
Sanırım çok kısa bir süre masa başında içim geçmiş.
İşte böyle. Hayal kurayım derken uykuya dalmışım.
Biraz daha devam edip evin içini görmek çok isterdim. Ama hayalimde canlandırabiliyorum.
Hadi bence sizde katılın.Hayal gücünüzü biraz çalıştırın. Kapıyı sizin açtığınızı varsayalım.
Devamını sizden bekliyorum.
Mutlu ve bol hayalli güzel hafta sonu dileklerimi sunuyorum.
2 Ağustos 2012 Perşembe
31 Temmuz 2012 Salı
Dünyada vicdanın yükselmesi dileğiyle...
Bu gün sizlerle çok değerli bir dostumun karşı karşıya kaldığı ve bence etik olmayan ve vicdan dışı olan bir olayı dostumun kendi yazısıyla sizlerle paylaşmak istiyorum.İsterseniz sizde yorumlarınızı BURAYA bırakabilirsiniz. Hepimizin başına gelebilecek acı bir olay.
Ben, yakın
tarihte İstanbul Hasdal’daki merhum babamın mezarını ziyarete gittiğimde, üvey
annemin bana ve kız kardeşime (ilk eşinden olan çocukları) hiç bilgi vermeden
babamın naaşının üzerine yeni vefat eden kendi ağabeyini gömdüğünü
görmenin şokunu yaşayan evli bir çocuk annesiyim.
Merhum babamın ve eşinin bu evlilikten müşterek çocukları
bulunmaz iken yasal varisleri olan ben ve kız kardeşimin bu definle ilgili
olarak onayımız alınmamış, bize haber bile verilmemiştir.
Sorularımı cevaplamak için vakit ayıracak olan herkese şimdiden
gönül dolusu şükranlarımı sunarım.
1. Sizce bu durum etik midir? Değil midir?
2. Siz olsaydınız ne yapardınız?
3. Bu durumu yaşayan başkaları var mıdır?
“Dünyada vicdanın yükselmesi dileğimle”
Sinem (Erbey) Ertuğ
Merhum İnş.Yük.Müh. Gökhan Erbey kızı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























.jpg)